BATAKLIKTAN UYANAN GÜZEL LOTUS
Dünyada yaşamak ama dünyaya ait olmamak.
Dünya üzerinde pek çok kültüre, dini ögretilere, mitolojiye, kadim uygarlıklara konu olan lotus çiçeği çamur ve bataklık içerisinde gelişip büyüyor olsa bile asla kirlenmeyen, bir tozdan dahi etkilenmeyen bir çiçek.
Bataklık içerisinde her daim tertemiz kalabildiği için her toplum ve kültürde yeri çok önemli olan lotus çiçeği bazı kültürler için her daim saf ve temiz kalabilmeyi, bazıları için yeniden doğuşu ya da hayata bağlılığı, umudu simgeler.
Araştırmacı James Churchward’a göre ilk sembol olarak kullanıldığı yer ise kayıp kıta Mu uygarlığı olduğu varsayılıyor. Tarihi geçmişi on binlerce yıl öncesine dayanan kayıp kıta Mu uygarlığı kadar geçmişi olan Lotus çiçeğinin su üzerinde akışta olması ise maddesel boyuttan ve gelip geçici dünyasal durumlardan etkilenmeden akışta kalmayı sürdürebilmeyi anlatır.
Nilüfergiller ailesinden bir bitki olmasına rağmen Nilüfer çiçeğinden bazı farklılıkları vardır mesela Nilüfer çiçeğinin boyu 20 cm olarak uzamasına rağmen lotus çiçeğinin boyu çok daha fazla uzundur.
Lotus çiçeği aynı zamanda metafizik veya sembolik bakımdan meta ve mikro kozmosu gösteren şekil olarak bilinen mandaladır ve bu bakımdan fiziksel evreni simgeler.
Dini ögretiler içerisinde de pek çok anlamları olan lotus çiçeği Hinduizm içerisinde kutsal kabul edilmiştir, bunun sebebi alemin oluşmasını lotus çiçeği ile anlatıp tasvir etmeleri en büyük etkendir.
Antik Mısır’da lotus çiçeği güneşi ve yeniden doğuşu temsil ederdi çünkü ölen insanların bir büyü yardımı ile lotusa dönüşebileceklerine ve yeniden doğabileceklerine inanırlardı.
Budizmde ise Lotus bitkisi, Buddha’nın tahtıdır ve insanın ulaşması gereken saflığı, gerçek doğasını anlatır.
Aynı zamanda Buda’nın Sekiz Kademeli Yol olarak anılan Dogru Anlama, Dogru Düşünme, Doğru Konuşma, Doğru Davranış, Doğru Geçim, Doğru Çaba, Doğru Farkındalık, Doğru Odaklanma olarak sıralanan ilkelerini sembolize eder.
Omurga hattı boyunca (sushumna) dikey olarak sıralanan yedi ana çakra lotus çiçeği ile sembolize edilir.
Tepe çakra bin yapraklı lotos çiçeği ile gösterilir ve ruhani aydınlanmayı sembolize eder.
Kalp çakrası ise kalbin lotus çiçeği olarak evrenle bağlantılı olan sonsuz ve her yerde var olan bilinci anlatır.
Eckhart Tolle’nin dediği Bilincin çiçek açması için, içinde büyüdüğü çamura ihtiyacı var. sözü bunu anlatır.
Lotus çiçeği Türk kültüründe Mimar Sinan tarafından kullanılan bir motif olmuştur.
Yoga geleneğinde ise kullandığımız Padmasana oturuşunun diğer adı Lotus Oturuşu olarak geçer.
Yoga ögretisinde ayak tabanının karşıya gösterilmesi ayıp olarak kabul edildiği için bu oturuş şekli yoga ve meditasyonlarda lotus pozisyonu olarak kullanılır.
Renklerinin her birinin ayrı bir anlamı olan lotusun beyazı saf bilinç ve huzuru, pembe lotus aydınlanmayı, kırmızı lotus sevgi ve tutkuyu, mor lotus Budizm’e saygıyı ve benim en sevdiğim mavi lotus ise bilgi ve bilgeliği anlatır.
Sevgiyle Kalın,
Yazan: Nilay K.
