DOGONLAR & DOGON ASTRONOMİSİ

Dogon halkı bugün çoğunlukla UNESCO Dünya Mirası listesinde bulunan Mali’nin Mopti bölgesindeki Bandiagara Uçurumu çevresinde yaşamaktadır.

Kökenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, bazı kaynaklara göre 10. – 13. yüzyıllar arasında Burkina Faso veya başka bir bölgeden göç ettikleri sanılmaktadır ve kendi inanç sistemlerini koruyabilecekleri dağlık bölgelere yerleşmişlerdir.

Nijer-Kongo dil ailesi içinde yer alan birkaç lehçesi bulunan kendi dillerini konuşurlar. Dini inanışları ise oldukça karmaşık ve astronomik öğelerle iç içe geçmiş bir

animist sistemdir.

En bilinen mitolojik figürleri ise Amma dedikleri tanrı olup Nommo ise yarı insan yarı balık kozmik düzeni sağlayan varlıklardır. Lebe ise yeniden doğuşu ve tarımı simgeleyen yeryüzü tanrısıdır.

Dogonlar ile ilgili en dikkat çekici konu Sirius yıldız sistemiyle ilgili detaylı bilgilere sahip olmalarıdır. Modern cihazlar ya da teleskoplar olmadan bu bilgileri nasıl edindikleri tartışma konusudur.

 

Sirius , gökyüzündeki en parlak ve çift yıldız sistemidir. Sirius A parlak olandır.

Teleskoplarla 19. yüzyılda keşfedilen beyaz cüce olarak tasvir edilen ve Sirius A’nın etrafında dönen Sirius B yıldızıdır.

Sirius B çıplak gözle görülemeyecek kadar küçük ve çok yoğundur.

 

1930’larda Fransız etnologlar Marcel Griaule ve Germaine Dieterlen, Dogonlar’la

ilgili uzun yıllar saha çalışmaları yaptılar ve bu çalışmalar sırasında Dogon rahipleri onlara Sirius yıldızı ile ilgili bilgiler verdiler.

 

Dogon dilinde ’PO TOLO’ diye bahsettikleri yıldızın son derece küçük ve yoğun olduğunu anlattılar.

Bahsettikleri bu po tolo dedikleri yıldız Sirius idi ve küçük ama yoğun diye bahsettikleri yıldız ise Sirius B idi.

Modern bilimde Sirius B’nin hacimce küçük ama kütlece ağır olduğunu onaylamıştır.

 

Ayrıca bu yıldız ile bahsettikleri diğer detay ise Sirius B’nin Sirius A çevresinde yaklaşık 50 yılda bir tur attığını söylediler ve yine modern bilime göre gerçek orbital periyotun 50.1 yıl olduğudur.

 

Tüm bunların haricinde henüz bilimsel olarak doğrulanmamış olsa da Sirius sisteminde üçüncü bir yıldızdan söz ettiler.

Bazı gökbilimciler tarafından bu ihtimal araştırılmaktadır.

 

Dogonların bu bilgilere nasıl ulaştıkları halen gizemini korurken, kendi inançlarında Sirius sistemini evrensel yaşamın kaynağı ve tanrısal düzenin merkezi olarak gördükleri gerçeğidir..

Bu bilgi sistemi bilimsel astronomiyle bazı yönlerden şaşırtıcı biçimde örtüşmektedir.

 

 

Sevgiyle kalın

 

Yazaan : Nilay