DÖNGÜLER
YUKARIDA NASILSA AŞAĞIDA ÖYLEDİR; GÖKYÜZÜNDE NASILSA, YERYÜZÜNDE ÖYLEDİR
Kadim çağlardan beri gelen bu hermetik düşünceyi incelediğimizde yine kadim çağların felsefe. ezoterizm, okültizm konularına değinmemiz gerekiyor.
Yaratılış (Genesis) içerisinde ki bölümleri inceleyen kadim flozoflar, Adem ve Havva için verildiği belirtilen deri ya da bize daha yakın terimle yaprak olan giysileri döngülerin ilerlemesi aşamasında ırkın atalarını kaplayan et bedenler olarak düşünüp açıkladılar.
Tanrı benzeri fiziki formun, spritüel devrenin en alt kademesine ulaşana dek git gide madde haline dönüştüğünü ve insanlığın, ilk insani devrenin yükseliş dönemine girdiğini varsaydılar ve bunun akabinde daha önceki araştırma yazılarımda da bahsettiğim, anlattığım döngüler dizisi yani Yuga başladı.
Bu döngülerin yani yugaların belli bir sayıda olan yılları, tapınak bölgelerinde saklanan ve sadece inisiyelere açılan çok gizli bir sırrı barındırdılar.
İnsanlar her yeni bir döngüden onu takip eden daha yüksek bir döneme giriş yaptı. döngüler birbirini takip ederek insanın sosyal, kültürel, entelektüel ve zeka olarak gelişimini içinde barındırdı. Gelişimin en üst seviyesine taşındı insanlık ve gerek kültürel, gerek insanlık gelişimi gerekse pek çok diğer konularda zirveye çıkıldı ama sonra küçülme başladı ve o soy tükendi. En düşük seviyeye tekrar inildiğinde ise yozlaşma, her alanda çürüme tekrar başladı.
Soylar, ırklar, uluslar en alt noktadan gelişimin en üst noktasına evrilirken tekrar en alt noktalara geri indiler.
Blavatsky herhangi bir döngünün bütün insan ırkını ilgilendirdiğini varsaymak için hiçbir sebeb olmadığını söyler. Aksine, gezegenin bir kısmındaki insan bir gerileme, yozlaşma durumunda iken, diğer kısmında da aydınlanma ve medeniyette ilerliyor olabilir. der.
Bu teori, kendi güneşleri etrafında dönen değişik sistemler ve genel bir merkez etrafında genel bir yol izleyen tüm yıldız sistemi gibi, bireysel kürelerin eksenlerinde dönmesine sebep olan gezegensel hareket kanununa benzetilir.
Aydınlık ve karanlık, yaşam ve ölüm, gündüz ve gece, ve dögüler birbirini takip eder.
Başlığa konu olan hermetik düşünce bu noktada devreye girer,
Yukarıda nasılsa aşağıda öyledir; gökyüzünde nasılsa , yeryüzünde öyledir.
Sevgiyle Kalın.
Yazan ve derleyen : Nilay.
