DÜNYA TİYATRO GÜNÜ
DÜNYA TİYATRO GÜNÜ
BÜTÜN DÜNYA BİR SAHNEDİR
Yeryüzünü baştan başa bir sahne olarak görmüş olan William Shakespeare (1564-1616)
Bütün dünya bir sahnedir. der.
Hayranı olduğum ve eserlerini her okuduğumda tekrar tekrar hayran kaldığım dünyanın en iyi oyun yazarı olan sanatçı.
Oyunlarını bir okur kitlesinden çok sahne için yazmış olmasına rağmen kullandığı sözler, cümleler ve anlatım şekli ile yazdığı tarihlerin çok ötesinde anlatım kullanan bir söz cambazıydı.
Aradan yüzyıllar da geçse her daim zevkle izlenecek ya da okunacak olan eserlerin sahibinin hayatı hakkında pek fazla bir şey bilinmiyor.
Özellikle benim çok merak ettiğim, oyunlarını nasıl yazdığı, yazarken nasıl bir ruha sahip olduğu
ya da tiyatroya nasıl başladığı hakkında güvenilir kaynaklarda bahsedilmiyor.
Bu denli muhteşem eserler bırakan birinin yazma sürecine nasıl girdiğini ve yazarken neler
yaptığını hep hayal etmişimdir.
1564’te Stratford-upon-Avon kasabasında doğduğu için Avon’un Ozanı olarak da bilinir. İlk-orta öğrenimini yine orda yapmış.
Ögrenim dili Latinceymiş. Her pazar ailece kiliseye gittikleri için dini yönden çok derinden etkilenmiş.
1583 yılında 19 yaşındayken Anne Hathaway ile evlenip aynı yıl kızı Susanna doğuyor, 1585’te ise bir kız bir erkek ikizleri olan Hamnet ve Judith dünyaya gelir.
Hayatı ile ilgili sonra ki yedi yıl için kesin bir bilgi yok tahminler var. Öğretmenlik, askerlik,
avukatlık, matbaacılık, gemicilik ya da aktörlük yapmış olabilir. Belki de gezmiş olabilir.
Bilinen tek şey bu yedi yıl içerisinde Straford’dan çıkıp Londra’ya geldiği ve bir tiyatro kumpanyasına katıldığı yönünde.
Shakespeare’in eserlerinden biri olan Fırtına büyük olasılıkla 1611 yılında yazılmış. Türkçe karşılığı aslında Kasırga olması gereken eser çevirmenler tarafından Fırtına olarak çevrilegelmiş.
Araştırmacılar oyunun son perdesinde geçen
Sonra da büyücü asamı kırıp
Yerin yedi kat altına gömeceğim kendi ellerimle.
Kitabımı da fırlatacağım
İskandilin erişmediği denizin derinliklerine.
sözlerini Shakespeare’in tiyatroya vedası olarak yorumlamış olmalarına rağmen Shakespeare başka yazarlarla ortaklaşa Cardenio, VIII. Henry ve İki Soylu Akraba’yı yazmıştır.
Fırtına adlı eser Jan Kott tarafından Fırtına, Shakespeare’in felsefi bir otobiyografisi ve
tiyatrosunun özetidir. Fırtına, o zamanlar acı çeken bir aklın ve inatçı olmasına rağmen, kırılgan bir umudun oyunudur. şeklinde yorumlanır.
Yazdığı soneler için İngiliz şairi Wordsworth, Shakespeare gönlünün kilidini açmıştır der.
O halde ben de buraya yazımın sonuna bir sone bırakayım.
Hoşça kal! Değerin çok yüksek, tutamam seni,
Biliyorum kendine ne paha biçtiğini;
Özgürlüğe kavuştun alıp değer belgeni,
İptal ettik sende ki hakkımın senedini,
Nasıl tutarım seni,sağlamadan iznini,
Neyim var hak edecek senin zenginliğini,
Bu eşsiz armağana kim layık görür beni?
Bana verilmiş berat, dönüp buldu vereni.
Sen vermiştin kendini, bilmeden değerini
Ya da bana vermekle hata işlediğini,
Bir yanlış anlamanın sonucu hediyeni;
Ama, o yine buldu hatayı düzelteni.
Sen benimdin: rüyanın görkemleriyle doldum.
Ben, uykuda sultandım, uyanınca hiç oldum.
