DOĞAL TAŞLARA GİRİŞ

DOĞAL TAŞLARA GİRİŞ
Taşların anatomisine geçmeden önce insan anatomisini idrak etmek şarttır.
Bilimin, maddenin özünün birbirinin etrafında dönen enerji dalgaları olduğunu ilk bölümümüzde anlatmıştık. Şimdi sade bir dil ve örneklerle anatomimizi ele alalım. Parmağımızın ucundan nokta büyüklüğünde bir parça alınıp laboratuvarda incelendiğini düşünelim. O küçücük parçanın binlerce hücrenin bir araya gelerek oluştuğunu fark ettiğimizde, anne karnında tek bir hücreyle başlayan yaşamın bölünerek çoğalıp birleşerek büyüdüğünü görürüz. Peki hücreler diziliş sırasını nasıl biliyor? Böbreği oluşturan hücreler neden böbreğe, göz kapağımızın dokusunu oluşturan hücreler neden göz kapağına dönüşüyor? Devamını Oku

ELMASLAR

ELMASLAR

Elmas Yunanca “adamas” (yenilmez) kelimesinden türemiştir. Elmaslar tıpkı kömür gibi Karbon (C) atomundan oluşur. Öncelikle Karbon atomunu ele alalım. Ölmekte olan ve devasa bir Yıldızı düşünün aklımızın alamayacağı bir şiddette patladı ve patlarken Karbonu oluşturup milyonlarca dev bulutlar şeklinde uzayın en uzak köşelerine dağıldı, birbirlerinin etrafında dönen bu dev kütleler döne döne bir araya gelerek gezegenimizi oluşturdu. Oluşum esnasında yerin 150 km altında mağmaya yakın büyük bir basınç altında yanarak kristallere dönüştü. Elmaslar çoğumuzun elinde tutacağı en eski şeydir. Vücudumuzun %18’i Karbondur. Devamını Oku